Paintball, yaklaşık 25 yıllık geçmişi olan, nispeten genç bir spor dalıdır. Amerikalı ormancı arkadaşların kesilecek ağaçları boyarken kullandıkları boya atan tabancaları birbirlerine doğrultmaları ile şaka olarak başlamış, ancak bu ilhamla 80'li yıllarda ticari bir kimliğe bürünmüş ve tüm dünyada artan bir heyecanla oynanan bir oyun haline gelmiştir.
Ülkemizde ise beş-altı yıl önce oynanmaya başlamış, henüz hakettiği yere gelememiştir. Birçok ülkede federasyonu olan ve hatta ligleri kurulan paintball oyunu ülkemizde oldukça amatör bir seviyede kalmıştır. Ancak bu sporu ülkemize getiren ve ciddi adımlar atmak üzere emek sarf edenleri de takdirlerle karşılamak gerekir.
Paintball tanımsal olarak, boya kapsülleri atan silahlarla rakibi strateji ve takım ruhu ile saf dışı etmeyi ve verilen görevi başarmayı hedef seçen takımların belirli alan içersindeki mücadelleridir. Temel ilke “Hayatta kal, yoket ve başar” dır. Oyunu diğer sporlardan farklı kılan ise maksimum adrenalin, iyi strateji, stress altında karar verme, az miktarda fiziki yetenekle yüksek oranda zeka gerektirmesidir.
Güvenlik için özel maskeler ve kapsüllerin vücuda çarpması halinde meydana gelebilecek acıyı azaltacak kıyafetler kullanılmaktadır ve belki de bu haliyle sakatlanma/yaralanma riski en az olan sporlar arasında yer almaktadır. Kapsül içindeki boyalar ise gıda boyası (tuz-nişasta karışımı) olup zehirlemez ve ıslak bezle silindiğinde bile kıyafetlerden çıkar. Daha da önemlisi doğaya zarar vermez.